Arkadaşlıklarımız Neden Biter?

Arkadaşlık ilişkileri yaşamımızda önemli yer edinir fakat arkadaşlığın sona ermesi kişinin canını acıtan karmaşık bir olgudur. Arkadaşlıklar kurmak ve sürdürmek uzun zaman alan ve emek isteyen bir süreçtir. Peki neden arkadaşlıklar biter? Daha önce hiç merak ettiniz mi? Dört önemli nedenin arkadaşlık ilişkilerinin bitmesinde önemli rol oynadığı bulunmuş. Arkadaşlık ilişkilerinin bitmesinin en önemli nedenlerinden biri kişilerin sadece kendisini düşünmesi yani bencil davranışlar göstermesi. Bencillik ilişkilerde kişinin sadece kendisini düşünmesine neden olur ve karşılıklı etkileşimi zayıflatır. Bu güven duygusunu zedeler. Ayrıca bencillik destekleyici olmayan, manipülatif ve kaba bir ilişki tarzını da…

Psikolojik esneklik ile ruh sağlığınızı destekleyin

İnsan doğası karmaşıktır ve insanı sadece tek bir yönü ile açıklamak oldukça güçtür. Doğumdan ölüme kadar olan gelişimsel süreçte sürekli yeni deneyimler elde eder. Bunlardan bazıları hoşa giden sevinç, huzur gibi yaşantılarken diğer bazıları öfke, üzüntü gibi hoşa gitmeyen yaşantıları içerir. Bu yaşantılar doğamızın bir parçasıdır ve aslında var olduğumuzun, yaşadığımızın birer göstergesidir. Mutlu ve anlamlı bir yaşam hoşa giden ve hoşa gitmeyen yaşantılarımızla inşa edilir Bazen hoşa gitmeyen bu durumlar hayatımız anlamsız hale getiri ve ruh sağlığımızı olumsuz etkiler. Bunun aksine bazı insanlar için ise bu olumsuz yaşantılar yaşamı…

Anı Anlamak ve Yaşamak

Sahip olduğumuz tek şeyin yaşadığımız an olduğunu düşündüğümüzde, onun kaçıp gitmesine izin vermek ne kadar üzücü. Her ne kadar dünün endişeleri, korkuları veya üzüntüleri, yarının beklentileri, umutları ile yaşasak da gerçek olan şu ki yaşadığımız zaman şimdidir. Çoğu zaman yaşadığımız anı kaçırıyoruz. İster geçmişe ister geleceğe bakalım gerçek olan şu anki yaşadıklarımızla hayatımızı şekillendireceğimizdir. Zihnimizi geçmiş veya geleceğin duygu ve düşünceleri ile meşgul ederken anın güzelliklerinden kendimizi mahrum bırakırız.   Birçoğumuz için anda olmak kavramı kafa karıştırıcı ve anlaşılması güçtür. Anda olmak farklı terapi yaklaşımlarınca sıklıkla vurgulanan bir kavramdır. Bu…

İkinci dalga pozitif psikoloji: Pozitif olmak her zaman iyi midir?

Mutluluk mutsuzluğun kardeşi, hatta ikizidir. Bu ikisi ya bir arada büyür ya da sizin yaşantınızda olduğu gibi hiç büyümez; hep küçük kalır.-Fredrich Nietzsche Peseschkian, psikolojiyi ve psikoterapiyi tek ağayı üzerinde uzun zamandır duran bir adam örneği ile açıklar. Tek ayağı üzerinde duran adamın bir süre sonra kaslarına kramp girer ve yorulan ayak acımaya başlar. Bu sadece ayağı ile sınırlı kalmaz. Tek ayak üzerinde durmaya alışkın olmayan tüm kas sistemine de kramp tutar. Acı dayanılmaz bir hal almaya başlarken kişi etrafından yardım ister. Bu haykırışları duyan insanlar ona farklı şekillerde yardım…

Depresyon Dedikleri!

“Depresyonda’ olduğunu söylüyorsun, tek gördüğüm dayanıklılık… Bu kusurlu olduğun anlamına gelmez, sadece insan olduğun anlamına gelir.” ― David Mitchell, Cloud Atlas Herkes ara sıra buğulu bir ruh hali yaşar ve üzüntü, keder, mutsuzluk, isteksizlik gibi duygularla baş başa kalır. Kişi yaşamdan zevk almak yerine gülük aktivitelerinden uzaklaşır ve kendini yalnızlığın kucağına bırakabilir.  Dünya Sağlık Örgütü, dünyada yaklaşık 280 milyon insanı etkileyen depresyonu dünya çapında yaygın bir ruhsal rahatsızlık olarak tanımlar. Depresyon, olağan ruh hali dalgalanmalarından ve günlük yaşamdaki zorluklara verilen kısa süreli duygusal tepkilerden farklıdır. Örneğin, arkadaşınız ile yaşadığınız bir…

Mutsuzum: Suçlu Kim, Sosyal Medya Mı?

Son yıllarda sosyal medyada gezinti ve etkinlikler giderek artan bir hal almaya başladı. Birçok insan için sosyal medya kullanımı olağan olsa da bazı insanlar için bu durum kompulsif ve bağımlılık düzeyinde olabilmektedir. Sosyal medya bağımlılığı, davranışsal bir bağımlılıktır ve sosyal medyaya aşırı derecede ilgi duyma, sosyal medyaya giriş yapmak veya sosyal medyayı kullanma konusunda kontrol edilemeyen bir dürtü ile hareket etmek ve sosyal medyaya diğer önemli yaşam alanlarını bozacak kadar çok zaman ve emek harcamak anlamına gelir. Günümüzde sosyal medya kullanımının depresyon, intihar, kaygı, güvensizlik gibi olumsuz yaşantıları arttırdığı, uyku…

Çocuklarda Kaygıyı Anlamak: Ailelere Öneriler

Dünyanın dört bir tarafında insanlar kendilerini, ailelerini ve var oldukları toplumu koronavirüs salgınından (COVID-19) korumak için çeşitli önlemler almaktadır. Hepimizin yaşamında önemli değişiklikler yaşandı. Birtakım belirliliklerle karşı karşıya kaldık ve kalmaya da devam edeceğiz belki de.  Böyle bir sürecin doğal bir parçası olarak çocukların kaygılı veya endişeli hissetmesi doğaldır. Fakat bazı çocuklar daha fazla kaygı ve korku yaşar ve yaşamış oldukları bu durum onların gerek şu anki gerekse gelecekteki yaşamlarını etkileyebilecek bir hale dönüşebilir.  Bu nedenle bu süreçte çocuklarımızın yaşadıkları kaygıyı anlamak onların geleceğine atılacak önemli bir adım olarak düşünülebilir.…

Aidiyet Duygusu ve Bağımlılık

“Dünyanın en zor hissi; kendini ait hissetmediğin bir yerde bulunma zorunluluğudur.” Dostoyevski Birçok insan, ister yetişkin olsun ister genç, diğerleri tarafından kabul edilmek, saygı duyulmak ve aidiyet hissi yaşamak ister. Kendi çocukluğumuzdan hatırlayalım. Hepimizin içinde bulunduğu bir grup olmuştur ve bu grupta yer edinmek bize yaşamımıza yön verme gücü vermiştir. Dolayısıyla bağ kurma ve sürdürme insanın en temel gereksinimleri içeresindedir. İlk bağlarımız anne ile kurduğumuz duygusal etkileşimle başlar, sonrasında okul yaşantıları ve akran ilişkileri ile şekillenir. Bu ilişki ağı pozitif ruh sağlığının önemli göstergelerindendir. Aidiyet duygusu, sosyal çevreden gördüğümüz kabul,…