Anı Anlamak ve Yaşamak

Sahip olduğumuz tek şeyin yaşadığımız an olduğunu düşündüğümüzde, onun kaçıp gitmesine izin vermek ne kadar üzücü.

Her ne kadar dünün endişeleri, korkuları veya üzüntüleri, yarının beklentileri, umutları ile yaşasak da gerçek olan şu ki yaşadığımız zaman şimdidir. Çoğu zaman yaşadığımız anı kaçırıyoruz. İster geçmişe ister geleceğe bakalım gerçek olan şu anki yaşadıklarımızla hayatımızı şekillendireceğimizdir. Zihnimizi geçmiş veya geleceğin duygu ve düşünceleri ile meşgul ederken anın güzelliklerinden kendimizi mahrum bırakırız.  

Birçoğumuz için anda olmak kavramı kafa karıştırıcı ve anlaşılması güçtür. Anda olmak farklı terapi yaklaşımlarınca sıklıkla vurgulanan bir kavramdır. Bu kavram, içinde bulunduğumuz zamandaki yaşantılarımızı yargılamadan şimdiki anın farkına varmak olarak düşünülebilir. İyi ya da kötü bir an olarak etiketlemeden şimdiki anın farkındalığıyla meşgul olmak anlamını taşır. Anda olmak, sabah uyandığınızda güne gülümseyerek günaydın diyebilmektir.

Günümüzde yaşam daha karmaşık ve zamanın bizim dışımızda işlemesine neden olabilecek birçok etkenle karşı karşıyayız. Planlamamız gereken şeyler ve yetiştirmemiz gereken planlar… Bu hızlı ve yoğun tempo farkında olmadan bizleri stres, mutsuzluk gibi duygularla baş başa bırakabilmekte. Bu durum bizler farkında olmadan bazen geleceğe bazen de geçmişe sürükleyebilmektedir. Ancak sahip olduğumuz tek şeyin yaşadığımız an olduğunu düşündüğümüzde, onun kaçıp gitmesine izin vermek ne kadar üzücü.

Bugünü veya anı yaşamak geliştirilebilir bir beceridir. Buna yönelik birtakım egzersizler yapmak yararlı olacaktır. Örneğin nefes egzersizleri buna güzel bir örnek olabilir. Kontrollü bir şekilde alı verdiğiniz nefese odaklanmak, o anda vücudunuzda yaşanılan değişimleri hissetmek, fark etmek ve isimlendirmek. Sabah işe giderken anlık olarak çevrenizde olup bitenler odaklanmak ve o an yaşadığınız duyguları anlamaya çalışmak. Sabah uyandığınızda gülümseyerek güne merhaba demek. Rutini değiştirmek, her zaman yaptığınız şeyleri farklı şekillerde veya yollar ile yapmaya çalışmak. Bunlara birçok örnek ekleyebiliriz.

Duygu ve düşüncelerimize odaklanmak yararlı olabilecek diğer bir yöntemdir. Düşünceler duyguların temellerini oluşturur. Öncelikle olayları algılar, daha sonra onları yorumlar ve anlamlandırırız ve sonrasında bu değerlendirmelerimiz duygu ve davranışlarımızı şekillendirir. Bu nedenle hissettiklerimizin ötesine geçerek o anda düşündüklerimize odaklanmak farkındalığımız arttırmada yararlı olabilir. Nasıl hissediyorsunuz, zihninizden neler geçiyor? Peki sizi nasıl etkiledi, neler yapıyorsunuz?

Bu hafta siz bir şeyler denmeye nedesiniz. Deneyimlerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın.

Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere.

İlginizi çekebilecek benzer yazılar

Yorum yapmaya nedersin?